Ana Sayfa 1998-2012 Zaferler Ayı

Zaferler Ayı

1389 yılında vukû bulan ve Birinci Murâd’ın (Hüdâvendigâr) galebesi ve şahâdetiyle sonuçlanan Birinci Kosova Savaşı’nın ay ve günü hakkında Osmanlı kaynaklarında pek çok rivâyetler vardır. Hattâ yıl olarak 1388 yılı bile rivâyet edilirse de doğru değildir. Hadd-i zâtında Osmanlı’nın ilk yıllarındaki vukûâtın pek çoğu târîh olarak ihtilâflıdır. Bu ihtilâfların bir sebebi de vukatın günü gününe kayd edilememesidir. Vak’a bir veyâ birkaç yıl sonra kayda alınmaya kalkışılınca da ancak hâfızalarda kalan hâtırâlar mehâz olarak kullanılmışlardır.

Kosova Savaşı’nın ay ve günü için rivâyet edilen târîhler şunlardır:

1- Hicrî, 19 Cemâziyülâhir 791= Rûmî, 15 Hazîran 1389 Salı,

2- Hicrî, 19 Cemâziyülâhir 791= Rûmî, 20 Hazîran 1389 Pazar,

3- Hicrî, 14 Şa’bân 791= Rûmî, 8 Ağustos 1389 Pazar,

4- Hicrî, 14 Şa’bân 791= Rûmî, 9 Ağustos 1389 Pazartesi,

5- Hicrî, 4 Ramazân 791= Rûmî, 27 Ağustos 1389 Cuma…

Bilindiği gibi Osmanlı kaynakları târîhî vukûâtı Hicrî takvime göre kaydetmektedirler. Dolayısıyla Kosova Savaşı’nın târîhî husûsunda Hicrî takvimi esâs almamız gerekir.

Öncelikle yukarıda rivâyeten gösterilen târîhleri inceleyecek olursak;

1- Hicrî, 19 Cemâziyülâhir 791, aslında Rûmî, 14 Hazîran 1389’a müsâdiftir ve gün adı Salı değil, Pazartesi’dir.

2- Hicrî, 24 Cemâziyülâhir 791, aslında Rûmî, 19 Hazîran 1389’a müsâdiftir ve gün adı Pazar değil, Cumartesi’dir.

3- Hicrî, 14 Şa’bân 791, aslında Rûmî, 6 Ağustos 1389’a müsâdiftir ve gün adı Pazar değil, Cuma’dır.

4- Hicrî, 15 Şa’bân 791, aslında Rûmî, 7 Ağustos 1389’a müsâdiftir ve gün adı Pazartesi değil, Cumartesi’dir.

5- Hicrî, 4 Ramazân 791, aslında Rûmî, 26 Ağustos 1389’a müsâdiftir ve gün adı Cuma değil, Perşembe’dir.

Zamânımızın târîhçileri Birinci Kosova Savaşı’nın 20 Hazîran 1389’da va’kî olduğunda müttefiktirler. İttifak edilen bu târîh ise rivâyet edilenlerden bir tânesidir.

Ancak bu savaşla ilgili bir başka rivâyet daha vardır ki, savaşın kesin târîhini tesbitde bu rivâyetin de dikkate alınması gerekmektedir.

8 saat süren savaşın akşamında Karatavuk Ovası bir kan gölüne dönmüştür. Güneş batmış, alaca karanlık yavaş yavaş çökmektedir. Savaş alanını henüz terketmekte olan Türk Ordusu’nun kahraman gâzîleri, Hilâl ile onun önünde parlamakta olan bir yıldız’ın, ovaya yayılmış kan aynasının üzerine yansıdığını görmüşlerdir. Rivâyet oldur kim, bugün göklerin en güzel süsü olan şerefli bayrağımızın ilhâmı, işte bu muhteşem tablodan alınmıştır.

Şimdi şu soruyu sorabiliriz: Savaşın akşamında Ay-Yıldız’ın kan üzerine yansıması rivâyeti, yukarıda bahsi geçen savaşın oluş târîhi hakkındaki rivâyetlerden herhangi biri ile çakışıyor mu? Eğer böyle bir çakışma var ise, savaşın (aksi isbât edilene kadar veyâ şimdilik) çakışma târîhinde vâki’ olmuşluğu iddiâ edilebilir. En azından iki rivâyetin birleşmesi diğer rivâyetlere üstünlük sağlayabilir.

Gerçekten de Rûmî 25 Ağustos 1389 Perşembe günü akşamı (ki Ramazan Hilâli’nin görünmesinin 4’üncü günüdür) Karakuş (Müşterî, Jüpiter) gezegeni Hilâl’in olabileceğince en yakın önüne düşmüştür. İşte Karatavuk Ovası’ndaki kan gölüne yansıyan görüntü budur.

Rûmî 25 Ağustos 1389 târîhi ise Hicrî Ramazân 791 târîhine karşılık gelmektedir.

Kanaatimizce, Birinci Kosova Şavaşı Rûmî 25 Ağustos 1389 Perşembe günü vuku bulmuş, Büyük Türk Askeri Sultan Birinci Murâd Hüdâvendigâr Hân aynı günün akşamı şahâdet katına uçmuş, Türklüğün yetiştirdiği kahramanlardan Şeh-zâde Yâkûb Çelebi de aynı günün içinde, babasının şahâdetinden belki birkaç saat sonra boğdurulmuştur. Ancak Şerefli Türk Bayrağı da aynı günün akşamında doğmuştur.

Bu savaştan sonra Kosova “Meşhed-i Hüdâvendigâr” adıyla adlandırıldı ve Balkan Türklüğü’nün âdetâ kâbesi hâline geldi. Kosova, bugün dahî bu özelliğini korumaktadır. Sultân İkinci Abdülhamîd Hân da (ki onun zamânında Avrupâ-yı Osmânî sınırları Dalmaçya sâhillerine kadardı) Priştine’den kalkarak Kosova’ya, atası Murâd Hân’ın türbesini ziyârete gidenlerin, gidiş ve dönüşlerinde bedâva konaklayıp iâşelerini te’mîn edebildikleri bir konak yaptırdı.

25 Ağustos 1389’da doğan şanlı bayrağımız, bayrak seçiminde diğer Türk Cumhûrîyetleri’ne, Türk topluluklarına ve hattâ bazı islâm devletlerine de ilhâm vermiştir. Bu cümleden olarak Azarbaycan, Kıbrıs, Özbekistan, Türkmenistan, Türk Cumhûrîyetleri’nin; Batı Trakya, Batı Türkistan, Doğu Türkistan, Hazar, İdil-Ural, Karaçay, Karakalpak, Kerkük Türkmen Türk Toplulukları’nın; Cezâyir, Komorlar, Malezya, Moritanya, Pâkistan, Singapur, Tunus Müslüman Ülkeleri’nin; dahası Nepal’in bayraklarında Ay-Yıldız bulunmaktadır.

Türklerin diğer milletlere tuhaf gelebilecek bâzı inanışları vardır. Meselâ Azarbaycan Türkleri’ne göre Hazar Denizi’nin su seviyesinin yükselmesi, Türklüğün bahtının yükselmekte olduğuna delâlet eder. Meselâ Anadolu Türkleri, bir yıldız’ın Hilâl’in önüne düşerek Türk Bayrağı’nı andırmasını, olayı tâkîb eden yılın Türkler için bir zaferler yılı olacağına bağlarlar.

ooo

Milâdî 12 Aralık 1999 Pazar günü, Hicrî 1420 Ramazân’ın dördüncü günüydü.

İşte bu 12 Aralık 1999 Pazar günü akşamı Güneş battıktan hemen sonra çıplak gözle yeni bir Kosova Bayrağı’nı görmek mümkün olabildi. Türk inançlarına göre de Tanrı, Türk Milleti’ne zaferlerle dolu bir yılın müjdesini verdi.

Yalnız bir farkla!.. Hilâl’in önüne yapışan yıldız bu kerre Karakuş Yulduz değil, Bakır Sokum (Merih, Mirrîh, Mars) gezegeniydi.

Bütün Türk Âlemi’ne, o âleme mensûb olma şerefini duyan herkese zaferlerle dolu bir yıl dileğiyle…

Kaynaklar:

– Kronoloji, İ.H. Dânişmend

– Osmanlı Târîhi, İ.H. Uzunçarşılı

– Büyük Türkiye Târîhi, Yılmaz Öztuna

– EZCosmos Sky Plot, 3. Uyarlama
 

Orkun'dan Seçmeler

Bağdad’ın ehemmiyeti

Mühendislik Eğitimi

Temizlenelim